13 Ocak 2018 Cumartesi

Bilimkurgu Kulübü Sunar: Yeryüzü Müzesi



Uzakta durmayın canım öyle, yaklaşın. Güneşin altında parıldayan roketlere daha yakından bakın. Tam 18 taneler. Dilediğinizi seçebilirsiniz. Karar verdiniz mi? O halde çekinmeyin, hemen girin içine ve koltuğunuza kurulun. Kemerinizi sıkıca bağlamayı da unutayım demeyin. Öte diyarlara olan yolculuğunuz türlü macerayla dolu olacak. Roketlerimizin yakıtı saf hayal gücüdür. Gözlerinizi dört açmanızı tavsiye ederiz. Hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemezsiniz. Ve evet, tek biletle on sekiz yolculuk yapabilirsiniz.


İthaki Yayınları etiketiyle 19 Ocak'ta çıkacak Yeryüzü Müzesi, hayal dünyalarınızda yer edinmeye geliyor. Türün emektarlarından tutkulu gençlerine kadar 18 yazarın 18 kısa öyküsünü harmanlayan eser, bilimkurgunun ve fantastik edebiyatın kraliçesi Ursula K. Le Guin'den anlamlı bir tebrik ve destek mesajı da barındırıyor. 

Bilimkurgu Kulübü olarak uzun süredir üzerinde çalıştığımız öykü derlemesi Yeryüzü Müzesi, İthaki Yayınları etiketi ve kalitesiyle raflardaki yerini almak üzere. Kitapta ben de bir öyküyle yer alıyorum. Bilimkurguya gönül veren herkese duyurulur. Kitabı edinmeniz, okumanız ve yorumlarınızı bize ulaştırmanız bizler için çok değerli ve önemli. Şimdiden keyifli okumalar dileriz.


Önsözünde Bülent Akkoç‘un da dediği gibi, birbirinden değerli 18 yazarla birlikte bambaşka dünyalara doğru heyecanlı bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Öyleyse koltuğunuza kurulun ve kemerlerinizi sıkıca bağlayın; gemi kalkıyor…

5 Ocak 2018 Cuma

Yazmak Üzerine


Yazmayı sevip de okumaktan hoşlanmayan biri olabileceğini düşünemiyorum. Her yazar işe önce başkasının yarattığı dünyaları keşfederek, o dünyalarda keyifle vakit geçirerek, o dünyalar tarafından ele geçirilerek başlar ne de olsa. Kalemi kâğıdı eline alıp kendi dünyalarını yaratması sonraki adımdır. İlk başlarda bu dünyalar, okuyup etkisi altında kaldığı dünyalarla benzerlik gösterebilir. Kurduğu dünyaları anlatan ses, kendi sesi değil de okuduğu yazarların sesi olabilir. Bu çok da normaldir. Korku yazıyorsanız Lovecraft ya da Stephen King, bilimkurgu yazıyorsanız Asimov ya da Bradbury gibi isimlerden etkilenmemeniz mümkün değildir. İnsan kendi sesini zamanla ve yaza yaza bulur.

Size altın kuralı başta vermek istiyorum. Eğer yazmak istiyorsanız yapmaktan asla kaçamayacağınız iki şey vardır: Sistemli bir şekilde yazmak ve sürekli okumak. Bu iki şey sizin olmazsa olmazınız. Hem okumaya hem de yazmaya ayıracak vakit bulamıyorum diyemezsiniz. Diyebilirsiz elbette ama bunu yaparsanız yazar olmayı unutsanız iyi olur.

Bu konuda anlaştığımıza sevindim. Peki neler okumalısınız? Yanıt: Ne bulursanız. Tarih, felsefe, spor, arkeoloji, müzik, bilim, marangozluk… Aklınıza gelen, önünüze çıkan her konuda okumalar yapın. Düşeceğiniz en büyük yanlış, yalnızca yazdığınız türde okumalar yapmak olacaktır. Bu hamburger seviyorum diye sadece hamburger yiyerek yaşamaya çalışmaya benzer. Kimse sırf hamburger yiyerek yaşayamaz elbette. Kahvaltı etmeli, sebze ve meyve tüketmeli, su içmelisiniz. Farklı okumalar yapmanız hem bilgi hem de hayal dünyalarınızı zenginleştirecektir. Bu sayede yazdıklarınızın derinliği de artacaktır. Çiçekçilik üzerine okumalar yaparsanız, yazdığınız bilimkurgu romanında yabancı bir gezegende çiçekçilik yapan bir karaktere yer verebilir, bunu da inandırıcı biçimde yapabilirsiniz.

4 Ocak 2018 Perşembe

Philip K. Dick: Gerçeklikle Sorunu Olan Adam


Büyük Buhran’ın eşiğinde, 16 Aralık 1928’de, Amerikalı sıradan bir çift olan Dorothy Kindred Dick ve Joseph Edgar Dick ikiz çocuk sahibi olur. Tarım Bakanlığı’nda çalışan karı koca ikizlerden kız olanın adını Jane, erkek olanın adını ise Philip koyar. Ne yazık ki Jane, henüz altı haftalıkken hayata daha fazla tutunmayı başaramaz. Bu talihsiz olay, Philip’in yalnız bir ortamda büyümesine neden olur.

Küçük Philip’in ikiz kardeşinin başına geleni öğrenmesi onu derinden etkiler. Hem kendini hem de annesini suçlayan Dick sadece bir kardeş değil, aynı zamanda diğer yarısını da yitirdiğini düşünmeye başlar. Bu boşluğu, içinde kardeşinin de olduğu sahte anılar yaratarak doldurmaya çalışır. Philip K. Dick bu “sahte anı” fikrini özellikle sinema filmine dönüştükten sonra iyice ünlenecek eserlerinde kullanacaktır. Bir kıyamet sonrası romanı olan Do Androids Dream of Electric Sheep? (Android’ler Elektrikli Koyun Düşler mi? – 6:45 Yayınları / Bıçak Sırtı – Kavram Yayınları) adlı romanında, sahip olduğumuz anılar üzerinden, Gerçek nedir? ve Bizi biz yapan şey gerçekte nedir? gibi sorulara cevap arar. İlk olarak The Magazine of Fantasy & Science Fiction dergisinin 1966 Nisan sayısında yer alan We Can Remember It for You Wholesale (Sizin İçin Topyekün Hatırlayabiliriz) adlı öyküsüyse sahte anıların satın alınabildiği bir gelecekte geçmektedir.

Yazının devamı Bilimkurgu Kulübü'nde: 

Hayal Gücü Diyarının Taçsız Kralı: Stephen King


Korku ve gerilim edebiyatı denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Stephen King, çağımızın en popüler yazarları arasında yer alıyor. Kitapları onlarca dile çevrilen Amerikalı yazar, ülkemizde de büyük bir hayran kitlesine sahip. Onun bu denli tanınmasını sağlayan yalnızca kitapları değil elbette. King sinema ve dizi sektörünü de çokça besleyen bir isim. Neredeyse yazdığı her öykü ve roman beyaz perdeye uyarlanıyor ya da dizi oluyor. Öyle ki bu durumun bir esprisi bile mevcut: Stephen King alışveriş listesi yapsa filme çekilir.

Sinema, dizi ve edebiyat sektörü için Kaşıkçı Elması kadar değerli bu denli üretken bir yazarın, sayısız ödüle layık görülmesi şaşırtıcı olmasa gerek. King 2003’te ülke edebiyatına yaptığı katkılardan dolayı Amerikan Ulusal Kitap Vakfı tarafından ödüllendirilir. 2007’de Kanadalı Kitapçılar Derneği’nin verdiği Ömür Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülür. Yine aynı sene Amerikalı Gerilim Yazarları ona Büyük Usta unvanını verir. 2015’te Amerikan Hükümeti’nin Ulusal Onur Madalyası’yla onurlandırılır. Roman ve öyküleri ile kazandığı ödüller ise saymakla bitmeyecek kadar çoktur.

Ne ilginçtir ki doğum günlerinde ve yılbaşlarında bile dur durak bilmeden yazan ve bunca başarıya imza atan King, yine de eleştirmenlerin sivri dilinden kurtulamaz. Meyve veren ağaç taşlanır misali acımasızca eleştirilir. Amerikan Ulusal Kitap Vakfı tarafından ödüllendirilmesinin ardından ünlü bir edebiyat eleştirmeni, onu ucuz bir yazar olarak tanımlamanın bile iyimserlik olacağını söyler.

Yazının Devamı Bilimkurgu Kulübü'nde: 

25 Şubat 2017 Cumartesi

SFX Şubat Sayısı Raflarda!


Kasım 2016'da Türkiye'deki okurlara merhaba diyen İngiltere kökenli bilimkurgu dergisi SFX, yine dopdolu bir içerikle raflarda. Sayfalarında fantezi ve korkuya da yer veren SFX'in Şubat sayısında ben de Stephen King: Hayal Gücü Diyarının Taçsız Kralı başlıklı yazımla yer aldım. 

Dergi filmlerin, dizilerin, kitapların, oyunların, çizgi romanların yaratım süreçlerinden güncel konulara, özel dosyalardan geçmişteki yapımların arka planlarına kadar bilinmeyen ve arşiv niteliğindeki nostaljik detayları da okuyucularıyla buluşturuyor. 
Dergiyi Carrefour, Migros, gazete bayileri ve büyük kitapçılarda bulabilirsiniz. Daha fazla bilgi almak için derginin internet sitesini ziyaret edebilirsiniz. 


Üstelik SFX’in Şubat sayısı, Legion ve The Walking Dead posteri hediyeli.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...